Serkan Şakarcan

https://www.vekmar.com.tr/wp-content/uploads/2023/12/Serkan-Sakarcan-1.png
Schneider Electric Türkiye Satış Direktörü

Serkan Şakarcan

    “Schneider Electric Global stratejisini, lokal etken ve faktörlerle birlikte en doğru şekilde iş ortaklarımızla birlikte uygulamayı hedefliyoruz.

    Sürdürülebilirlik alanında küresel bir lider olan Schneider Electric olarak bu hedeflerin güçlü bir destekçisi olmak üzere ülkemize hizmet etmeyi sürdüreceğiz.”

Serkan Bey, merhaba. Öncelikle dergimizin yeni sayısında bizlere zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz. Sizleri tanıyabilir miyiz?

Ben de sizlere bu fırsatı tanıdığınız için teşekkür ederim. Vizyon dergisini beğeniyle takip ediyorum ve faydalı ve ilgi çekici içeriklerle sektörümüze uzun süredir sunduğu katkıdan dolayı kutluyorum.

Ben 1985 yılında İstanbul’da doğdum. Lise eğitimimi Özel Doğuş Koleji Fen Lisesi’nde tamamladıktan sonra 2003 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği bölümünü kazandım. 2007 yılında mezun olduktan sonra iki sene yurt dışında aydınlatma armatürü üreten yerli bir firmanın Moskova’daki ofisinde proje ve satış mühendisi olarak görev aldım. 2009 sonunda Türkiye’ye döndükten sonra askerlik görevimi yerine getirdim.

2010 yılında Schneider Electric’te Bina Otomasyonu departmanında ürün müdürü olarak göreve başladım. 2012 – 2014 yıllarında Bahçeşehir Üniversitesinde İngilizce İşletme eğitimimi tamamladım. Akabinde Schneider Electric Türkiye’ye bağlı olan Gürcistan, Azerbaycan ve Türkmenistan’da Bina Otomasyonu konusunda iş geliştirme görevinde bulundum. 2015 yılında ise yine aynı departmanda Türkiye ve dünyada eş zamanlı olarak yaptığımız EcoXpert™ partner programıyla beraber satış müdürlüğü görevine getirildim. Bu süreç zarfında ekibimle birlikte veri merkezi, şehir hastaneleri, otel projelerinde aktif olarak rol alıp; partnerlerimizle birlikte EcoStruxure™ çözümlerimizi uygulama fırsatı yakaladım. 2020 yılında ise İstanbul Bölge Satış Müdürü pozisyonuna atandım. Bu görevimde ekibimle birlikte ticari politikalarla birlikte güçlü bayi yapımızı devam ettirerek, hedeflediğimiz alanlarda pandemi dönemine denk gelse de istikrarlı ve sürdürülebilir iş modelimizin devamlılığını sağladık. 2022 Ağustos’ta ise Türkiye Satış Direktörlüğü rolüne terfi ettim. Bu görevim ile Türkiye’deki tüm bayi yapısını koordine ederek hedeflerimiz doğrultusunda çalışmalarımızı yönetmeye devam ediyorum. Bu doğrultuda Schneider Electric Global stratejisini, lokal etken ve faktörlerle birlikte en doğru şekilde iş ortaklarımızla birlikte uygulamayı hedefliyoruz.

Schneider Electric’in sürdürülebilir yaşam felsefesinin endüstrilerde oluşturmayı amaçladığı iyileştirmeler nelerdir?

Sürdürülebilirlik, varlığımızın temelinde yer alıyor ve sürekli inovasyonlarla bu alanda gelişimin öncülüğünü üstleniyoruz. Böylece 186 yıllık tecrübemizle endüstrilerde enerjinin güvenli, güvenilir, verimli ve çevreci bir şekilde yönetilmesinde aktif rol oynuyor; dünyada artan enerji ihtiyacına cevap verebilmek amacıyla teknolojik çözümler geliştiriyoruz. Bu doğrultuda “verimlilik ve sürdürülebilirlik için enerji, otomasyon ve dijital çözümler sağlamak” olarak tanımladığımız misyonumuz ile enerji yönetimi ve otomasyonu alanında 100’den fazla ülkede her gün yenilikler yaratmaya odaklanıyoruz. Hedefimiz; tüm işletmeleri, kurumları ve aynı zamanda bireyleri, kaynakların daha azını kullanmaları için desteklemek ve daha fazlasını üretmelerine yardımcı olmak.

Bu anlayışa göre daha sürdürülebilir bir dünya için üretici firmalar hangi alışkanlıklarını terk etmelidir?

Küresel ölçekte insanlığın yapması gereken en önemli şeyin geçmiş yüzyılın düşünce biçimleri ve alışkanlıklarını terk ederek 21. yüzyıl becerileri, teknolojileri ve modellerini benimsemeleri olduğuna inanıyoruz. Çünkü bugün sürdürülebilirlik dönüşümü için ihtiyaç duyulan teknolojiye büyük oranda sahibiz. Yeni bir şey icat etmektense mevcut icatları hayata geçirmeye ve uygulamaya başlamalıyız. Örneğin, günümüzde enerji ihtiyacımızın %80’den fazlasının fosil yakıtlardan karşılanıyor ve enerji dağıtımının %95’i kullanım süresi dolmuş ve bağlantısız sistemlerle yapılıyor. Yeni nesil teknolojilere ve iş modellerine geçiş ise bizlere olağanüstü bir hız, verimlilik ve güvenilirlik kazandırdığı gibi dünyamızın sürdürülebilirliğini de mümkün kılıyor.

Schneider Electric’in toplumumuzun sürdürülebilirlik alanında bilinçlenmesi konusunda fayda sağlayacak projeleri ve çalışmaları nelerdir?

Küresel ölçekte pek çok toplumsal yatırıma imza atarak enerji geçişini ve toplumların gelişimini destekliyoruz. Ekonomiye sürdürülebilir değerler sunarken bir yandan da bu alanda eğitim ve farkındalık çalışmalarını desteklemeye odaklanıyoruz. Türkiye’nin İklim Seferberliği kapsamında öğretmenlerin eğitimi için hayata geçirilen “İklim 2030: Eğitimciler Özel İklim Değişikliği Eğitimi” projesi bunun bir örneği. Bu çalışmaya devam etmek hedeflerimiz arasında yer alıyor.

Ayrıca Orta Doğu ve Afrika Bölgesi’nde bir ilk olan İstanbul İnovasyon Merkezimiz sayesinde 30 yılı aşkın bir süredir hizmet verdiğimiz Türkiye’nin ulusal enerji verimliliği stratejilerine, sırasıyla 2023, 2030 ve 2050 hedeflerine ulaşmasına katkı sağlamayı amaçlıyoruz. Bu doğrultuda İnovasyon Merkezimiz iş dünyası, akademisyenler ve üniversite öğrencileri için de bir laboratuvar görevi görüyor.

İklim krizi ve pandemiyle birlikte artan ve yaygınlaşan sorunlar karşısında küresel örneklerle karşılaştırınca ülkemizin durumunu nasıl görüyorsunuz?

2022 yılı tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de sorunların belirginleştiği ve acil eylemlerin gerekliliğinin ortaya konduğu bir yıl oldu. Mevcut küresel enerji krizi, iklim değişimine bağlı yaşanan felaketler ve pandeminin süren etkileri sistemlerimizi daha sürdürülebilir hale getirmemiz gerekliliğini tartışılmaz kıldı. Bu kapsamda Paris İklim Anlaşması’nın imzacısı olan Türkiye başta yenilenebilir enerji kaynakları yatırımları olmak üzere sürdürülebilirlik alanında önemli adımlar atıyor. Son olarak Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP27’de ülkemiz hem hükümet hem kurumlar hem de STK’lar nezdinde güçlü bir varlık göstererek bu alandaki kararlılığını ortaya koydu. Bu platformda Türkiye olarak 2053 net sıfır emisyon ve yeşil kalkınma hedeflerimiz doğrultusunda 2030 yılı için yüzde 21 olarak açıkladığımız artıştan azaltım hedefimizi yüzde 41’e yükselttiğimizi duyurduk. Böylece, ülke olarak 2030 yılı için yaklaşık 500 milyon ton emisyon azaltımı sözü verdik. Sürdürülebilirlik alanında küresel bir lider olan Schneider Electric olarak bu hedeflerin güçlü bir destekçisi olmak üzere ülkemize hizmet etmeyi sürdüreceğiz.