Mutlusan Elektrik Yönetim Kurulu Başkanı

Mustafa Kaçmaz

Vekmar’ı kuruluşundan bugüne takip ediyorum. Sektörde örnek alınacak çok başarılı işler yapıyorlar. Üst yönetimin dostane yaklaşımından memnunum. Kurumsal yayınınız Vizyon’u takip ediyorum. Oldukça profesyonelce hazırlanmış bir yayın, emeği geçenleri kutluyorum.

Kendinizden söz eder misiniz?

1959 yılında Erzincan Kemah Doğan köyünde doğdum. İlköğretimimi köyde tamamlayarak 1970’te kara trenle üç günlük bir yolculukla Haydarpaşa’ya geldim. Amacım İstanbul’daki amcamların yanında kalmak, çalışıp üç beş kuruş kazanmak sonra da köye dönmekti. Ancak geliş o geliş bir daha köye dönmedim. Çay ocağında, konfeksiyonda, gümrük komisyoncusunun yanında çalıştım. 1973’te bir arkadaşımın vesile olmasıyla elektrik malzemeleri sektöründe çalışmaya başladım. Ortaöğrenimimi İstanbul’da tamamladım. O günkü zor koşullar nedeniyle öğrenimime devam edemedim. 1974 yılında elektrik sektörüne girdim. O yıllarda Okçumusa Caddesi üzerinde teknik, şalt, alçak gerilim, yüksek gerilim malzemeleri satan, o dönemin koşullarında sektörün en öncü firmalarından birinde çırak olarak işe başladım. Kısa sürede işin tüm inceliklerini ve detaylarını öğrenme imkânı buldum. Sektörde tanınır hale geldim. Malzemeyi öğrendim. Hem üretimi hem de pazarlamayı çok iyi kavradım. 

Bu firmada on yıl çalıştıktan sonra 1983’te bir dükkân açmaya karar verdim. Patronuma kendi işimi kurma isteğimi aktardım. Bana; “Senin çok sevilen çok çalışkan, başarılı ve zeki olduğunu biliyorum. Eğer bizden daha küçük bir firmaya gidersen sana hakkımı helal etmem ama bizden daha iyi bir firmaya gidersen kabul ederim. Dediğin gibi firma kuracaksan bu zor şartlarda sana her türlü desteği sağlarım. Seni bir evladım gibi seviyorum” dedi. En büyük sermayem müşterilerimdi, üretici firmaları tanıyor olmamdı. Müşterilerim nezdinde itibarım iyiydi, güvene dayalı bir ilişkimiz vardı. Önceleri bir ortakla yola çıkarak elektrik teknik malzemelerini fason üretip satmaya başladım. 1992’de ortağımdan dostça ayrıldım. Bu dönemde teknik malzeme işinden kablo kanalları ve iç tesisat malzemelerine geçmeye karar verdim. Çünkü bir araştırma yapmış ve özellikle kablo kanallarının nerdeyse tamamının ithal olduğunu görmüştüm. 

1983 yılının üçüncü ayında firmayı kurdum. Tüm süreçte en büyük destekçilerimden biri kardeşimdi. Kardeşlerim Hıdır Kaçmaz, Hasan Hüseyin Kaçmaz ve diğer ekip arkadaşlarımla bu zamana kadar Mutlusan’ı getirebildik. Her zaman ben değil biz olma mantığında oldum. Takım oyununa hep inandım. Bu sayede başarının geldiğine tanıklık ettim. Ben bilirim, ben görürüm, ben yaparım demekle başarı kayıp gider. Hem Türkiye’de hem de yurtdışındaki hedeflerimize ulaşmak için olanca gücümüzle çalıştık. Basamakları tek tek çıkmaya çalıştık koşarak değil. Bugün 850 kişilik çalışan sayısıyla gerek yurt içinde gerek uluslararası alanda faaliyetlerimize devam etmekteyiz. Türkiye genelinde bayi yapılanmasına sahibiz. Evliyim ve iki kız çocuk babasıyım.

Mutlusan’ın üretimde geldiği son nokta nedir? Kapasite ve ürün yelpazesi olarak özellikleri nelerdir?

Mutlusan olarak bugün 85 ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz. 40.000 metrekarelik bir alanda üretim yapıyoruz. Çalışan sayımız 850 kişi. Biz her zaman üretim yapmaktan yanaydık oysa yurtdışındaki yaklaşım, siz üretmeyin biz size daha ucuza satarız şeklindeydi. Elbette kendi üretimimizi yapmaktan vazgeçmedik. O dönemde kablo kanalı Türkiye’ye ithal geliyordu, paramız dışarı gidiyordu. Bu durumu önlemek için ya kablo kanalını Avrupa standartlarına getireceğiz ya da Avrupa’ya ihracat yapacağız demiştim. O zaman bir arkadaşım hayal dünyasında gezdiğimi söylemişti. Bugün yurtdışına yaptığımız ihracatın %70’ini kablo kanalı oluşturmaktadır. Ürün alanımız oldukça geniş. Kablo kanalı ve plastik gruplarda geliştirdiğimiz yeni ürünler ile Türkiye’de pazar liderliğine devam ediyoruz. Aynı zamanda anahtar priz grubunda da yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Tüketici ihtiyaçlarını ve taleplerini dünya standartlarında karşılamaya devam ediyoruz.

Ar-Ge çalışmalarınız hakkında bilgi verir misiniz?

Mutlusan olarak dünya pazarını yakından takip ediyoruz. Uluslararası birçok fuara katılıyoruz, yenilikleri görüyoruz. Gördüklerimize, öğrendiklerimize kendi bilgilerimizi katarak daha kaliteli, daha iyi, daha kullanılabilir ve daha ekonomik ürünler üretmeye çalışıyoruz. Bir kurum için Ar-Ge olmadan olmaz. Her zaman bütün önerilere açık olduk. Teknoloji değişiyor, her şey değişiyor biz de bu hıza ayak uydurmak zorundayız. Ar-Ge departmanımızı sürekli güçlendiriyoruz. Mevcut ürünlerimizi sürekli güncelliyoruz.

Eğitime katkılarınızdan söz eder misiniz?

Sanayi sektörümüzün gelişmesi, ihracatımızın artması, ürünlerin niteliklerinin çoğalması, ülkemizin topyekün kalkınması bütün bunlar doğru orantılı olarak nitelikli eleman ihtiyacını ortaya çıkarmaktadır. Meslek liseleri sanayicilerin beklentisi olan nitelikli eleman yetiştirmesi konusunda büyük bir sorumluluk üstlenmektedir. Sanayici olarak bizim de üzerimize düşen, buralarda eğitim gören öğrencilere mesleki olarak elimizden gelen desteği vermektir. Bu doğrultuda Mutlusan Elektrik tarafından üretimi yapılan ürünlerden, eğitim için gerekli olanları ihtiyacı tespit edilen okullarımıza gönderdik. 

Bu konuda bir hayli yol kat ettik. Öğrencilerden olumlu geri bildirimler alıyoruz. Hem teorik hem de pratik olarak öğrenmelerine katkı sağlıyoruz. Türkiye genelinde bütün illere bu uygulamanın yayılmasını isterim. Geçen yıl bir okula robot yarışması için destek sağladık, sponsor olduk. Amerika’da bir yarışmaya katıldılar ve dünya üçüncüsü oldular. Bu başarı basında çok geniş yer buldu. Mutlusan olarak biz de çok mutlu olduk. Öğrencilere staj imkânı sağlıyoruz. Bizim dalda okuyan üniversite öğrencilerini araştırıyoruz. Üç ay boyunca Mutlusan’da çalışma imkânı sunuyoruz. Bu sayede hem öğrencilere destek oluyoruz hem de firmanın kültürünü öğrenme imkânı sağlıyoruz. Ayrıca her yıl öğrencilere burs veriyoruz. Bu çocuklar bizim geleceğimiz ve biz gençlerimizi çok önemsiyoruz.

Gençlere neler önerirsiniz?

Geçmiş dönemde Türkiye’deki sanayiciler çok önemsenmiyordu. Şimdi sanayiciler hem dünyada hem Avrupa’da söz sahibi olur hale geldi. Başından beri şunu söylüyorum; Türkiye’de bizim gibi sıfırdan başlayan firmalar kendi mücadeleleriyle bir yerlere geliyor. Bir teşvik, destek olmadan mücadele veriyor. Kazandıklarını yatırıma dönüştürüyor. Mutlusan’ın başarı hikayesini, bilgi ve birikimlerimi genç nesillerle paylaşıyorum. Onlarla söyleşilerde bir araya geliyorum. Bilgi paylaştıkça güzelleşir ve çoğalır.

Ekibinizden söz eder misiniz?

1983 yılından bu güne, Mutlusan olarak durmadan, doğru ve sağlıklı büyüyerek yolumuza devam ediyoruz. Sürekli genç beyinleri aramıza katarak kendimizi gelişen teknoloji ve çağa entegre ediyoruz. Ülke ekonomimiz için durmayacağız ve büyüyeceğiz. Tüm çalışanlarımla onur ve gurur duyuyorum. Her biriyle büyük bir aile gibiyiz. Zaman zaman bir araya geldiğimizde moral ve motivasyonlarını yükseltmek için elimizden geleni yapıyoruz. Sıklıkla söylerim, koşan insan başarılı olur. Koşan bir ekibim var. Birlikte koşmaya ve çalışarak mutlu olmaya devam edeceğiz.