Eltaş Transformatör Yurt İçi Satış Müdürü

İlkay Zenar

Bir tesisin enerji ihtiyacını karşılayacak tüm elektrik malzemelerine en hızlı ve güvenilir şekilde ulaşılabilir olan firmanızın ihracat başarısını da takdir ediyorum.

Günümüz ticaretinde güven unsuru oldukça önemlidir. Karşılıklı güven inşa ettiğimiz bu dönemde yurt içinde ve yurt dışında başarılı projeler gerçekleştirdik. Örneğin Senegal Stadyumu, Nijer Hvalimanı, Kuzey Star Shipyard, Kozyatağı Carrefour, Ruanda Convention Center ve Kuruçeşme Divan Otel projeleri birlikte gerçekleştireceğimize eminim.

Eltaş’ın tarihi, yeni fabrikası, üretim kabiliyetleri hakkında bilgi alabilir miyiz?

Eltaş Transformator AŞ, bugünkü Yön. Krl. Başkanımız Ahmet GÜRE tarafından 1982 yılında kurulmuştur. Yağ tasfiye cihazları ve yağ test cihazları ile başlayan ticaret hayatımız, 1995 yılında yağlı tip dağıtım ve orta güç transformatörü üretimi, 2005 yılında kuru tip transformatör üretimi, 2016 yılında 420 kV üst gerilimine haiz güç transformatörü ile devam etmektedir.
Tüm üretim tesislerimiz 2016 yılında Aliağa Organize Sanayi Bölgesinde 60000 m²lik bir alanda bir araya getirilmiştir. Şu anda 25000 MVA kapasitesi ile tüm yarı mamullerini kendisi üreten, sağlam mühendislik bilgisi ile dünyanın her yerindeki müşteri isteklerini karşılayabilen bir yapıdadır. 40 yıllık şirket olmamızın yanında genç, dinamik, modern yönetim anlayışımız ile enerji çağında hazır bir haldeyiz.

Eltaş, kalitesiyle Dünya çapında kendini ispatlamış bir marka. Yurt dışı pazarlara olan hakimiyet ve ihracat oranlarınız hakkında neler söylemek istersiniz ?

ELTAS Aliağa Tesislerine geçtikten sonra geleceğe dair stratejisini değiştirerek yüzünü Amerika, Avrupa ve İngiltere pazarlarına döndü. 2001 yılından beri ihracata önem veren yapımız sebebi ile oldukça tecrübe edinmiştik. Bu tecrübemizi kurum felsefemiz ile birleştirerek zorlu pazarlarda ve sektörlerde kullanmaya karar verdik. 2016 yılından beri katlayarak artan ihracatımız ile şu anda 90 ülkeye ihracat yapmaktayız. 2022 yılında 100.000.000 USD ihracat hedefliyoruz. İhracat şirketimizi hem büyütüyor hem de geliştiriyor; örneğin, APPLE, CHEVRON, BP gibi dünya devi müşterilerimiz ile aynı masada trafo tasarımı üzerinde tartışıyoruz ki genç tasarım mühendislerimizin mesleki arzu ve isteğini bu tip tartışmaların arttırdığını düşünüyorum.

Uzun yıllar bu sektörde yer almış biri olarak Türkiye’de Elektromekanik Sanayisinin gidişatını nasıl görüyorsunuz ?

Sektörümüzün yılladır süregelen problemi trafo üretiminin ithal bağımlılığıdır. En önemli hammaddesi Elektriksel Sacın Türkiye’de üretilme imkanları zaman zaman tartışılmasına rağmen halen gerçekleşmemesi, ciddi döviz kaybına sebep olmaktadır. Elektriksel sac dünyada stratejik hammadde kabul edilmektedir; bu üretimin hele de Türkiye’de elektromekanik sektör bu kadar gelişmiş durumdayken üretilmemesi ciddi kayıptır.
Diğer bir konu da TEDAŞ VE TEİAŞ kurumlarımızın teknik şartnamelerinde bulunan Kısa Devrelere karşı Mekanik Dayanım testidir. Bu test her tip trafo için zorunludur ve hatta tasarımda yaptığın değişiklikler sebebi ile tekrarlanmaktadır ama ülkemizde 1250 KVA üstü trafo test eden laboratuvar yoktur. Her yıl milyonlarca EURO döviz yurtdışında bu laboratuvarlara ödenmektedir. Ülkemizde laboratuvar olmaması sebebile ile sektörümüzde ARGE projeleri de yeterince yapılamamaktadır. 21 yıldır bu sektördeyim 21 yıldır bu iki önemli konuya çözüm maalesef bulunamadı. Umarım en kısa zamanda gerekli yatırımlar yapılarak sektörün önü açılır.

Hammadde, Covid ve kurdaki değişimler tüm sektörleri derinden etkiliyor. Bundan sonraki süreç hakkında düşünceleriniz nelerdir ?

Covid sürecinde ve sürecin sonuna geldiğimiz günlerde piyasa şartları yeniden yazılıyor. Hammadde fiyatlarında artış olduğu kadar temininde de, temin şartlarında da ciddi zorluklar yaşanıyor. Vadeli alımlar neredeyse artık ortadan kalktı, bakırı, sacı, yağı peşin alıp trafoyu vadeli satıyoruz. Sağlam bir nakit akışı gerektiren bir dönem. Krokarım ki malzemelerde iki kıtlık da bir süre daha devam edecek.
Ülkemiz ve tüm paydaşlarımız için zor günler geçirmekteyiz. Kurdaki değişimler reel sektörü zora sokmaktadır, tedarikçilerimiz fiyat belirlemede sıkıntılar yaşamakta ve tabi ki bu bize de yansımaktadır. Şu an ihracat yapmaktan, iç pazarda potansiyel yatırımları talip etmekten başka bir şansımız yok. Belirsizlik en kötü durum, en kısa zamanda aşılacağını ümit ederim.

Eltaş’in ilkler denebilecek büyük başarılardan söz etmek gerekirse neleri sayabiliriz ?

Kuru tip transformatörü tüm yarı mamulleri ile üreten ilk yerli üreticiyiz. Ülkemizin ithal zorunluluğunu ciddi ölçüde azaltarak katkı koyduğumuz için çok gururluyuz. Şu anda 7000 adedi aştığımız kuru tip transformatörümüz yerli Pazar payında birinci sıradadır.
Kuru tip transformatörlerimiz hep en prestijli projelerde kullanılmıştır. Örneklemek gerekirse, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, Ankara Kale Projesi, tamamına yakın Şehir Hastaneleri, Senegal Stadyumu, Nijer Havalimanı ve en son yenilenen Atatürk Kültür Merkezi kuru tip referanslarımızdan bazılarıdır.
ELTAŞ olarak her zaman çağın ilerisinde olmayı ilke edindik. ARGE çalışmalarımız, farklı ihtiyaçlar için tasarlanan trafolar, kullanılan simülasyon ve tasarım gözden geçirme programları ile destekleniyor. Transformatör iç yapısı malzeme mühendisliği ile gelişirken dış yapısı sahip olduğumuz bilgi ve tecrübe ile terzi usulü şekillenmektedir. Bu ihtiyaçları karşılamadaki profesyonelliğimiz kadar esnkeliğimiz de bizi farklı kılmaktadır.