Astor A.Ş. Genel Müdürü

Enver Geçgel

Astor satışlarını doğrudan ve bayileri aracılığı ile yapıyor. Bayilerimiz ile biz aslında büyük bir aileyiz. Biz kaliteli zamanında ürünler üretmekle bayilerimiz ise satışlarımıza katkı sağlamakla görevli. VEKMAR da bu konuda bize önemli katkı sağlayan bir firma. Vekmar ile olan işbirliğimizle beraber gelecekte başarılı adımlar atacağımızı düşünüyorum.

Genel olarak firmanızın yapısı, fabrika yerleşkeniz, çalışan sayısınız, 2020 ciro, ihracat payı, ürün gamı, hücre/trafo/rmu/beton köşk mevcut üretim kapasiteniz, yurtdışı üretim tesisleri ve firmanızın gelecek yatırımları hakkında sizden bilgi alabilir miyiz?

ASTOR dinamik kadrosuyla aslında son 5 yılda çok önemli büyüme kaydetti. Bunda en önemi etken olarak ülkemize nasıl daha fazla faydalı olabiliriz sorusunu sürekli kendimize sorarak sektörün eksik olarak gördüğümüz konularına yatırım yapmamız olarak görebiliriz. Bu çalışmalarda da başarımızın sırrı aslında durmadan yorulmadan çalışmak, takım çalışması ve personelimizin yetkinliği olarak değerlendiriyorum. 

2016 yılında yaklaşık 250 çalışanı olan firmamızın bugün 1200’e yakın çalışanı mevcut. Cirosu ise 2020 yılı kesin olmayan verilerine göre 1.500.000.000 TL civarında. Bu sürede mevcut fabrikamız olmak üzere 140 dönüm alana son teknoloji ile iki yeni fabrika kurduk ve üretimlerimize bu fabrikalarda devam ediyoruz.

İhracatımız daha çok üretim kapasitemizi yurt içi ihtiyaçlara ayırdığımızdan henüz istediğimiz seviyelerde değil. Fakat geçen yılı yine önemli bir artışla 40 milyon USD civarında ihracat ile tamamladık. 

Ürün gamımızı sürekli geliştirmek ile birlikte ilk hedefimiz; ülkemizde üretim kapasitesi ürettiğimiz her üründe en fazla olan ve en kaliteli ürünleri üreten bir marka olmak. Daha sonra bu hedefi dünya ölçeğine taşımak. Mevcut durumda dağıtım trafoları, güç trafoları ve 36 kV hücre ürün gamlarında bunu gerçekleştirmiş durumdayız. Diğer ürünlerde de genelde sektörde 2. Sıradayız. Bu 5 yılda yaptığımız büyüme gerçekten çok önemli bir başarı. Her ne kadar yatırım ve iyileştirme çalışmalarına yurt içinde ve yurt dışında devam etmeyi planlasak da 2021 yılını biraz daha kurumsallaşma üzerine çalışmalar ile yoğunlaştırmayı düşünüyoruz. Aslında bu yıl hedefimiz insana yatırım olacak. Eğer kalıcı ve dünya çapında bilinen bir marka olmak istiyorsak personel bilgi birikimine yatırımın aslında yakın geleceğin en önemli yatırımı olacağının bilincindeyiz.


Son 5 yıl içerisinde yerli üreticiler arasındaki rekabet oldukça arttı. Bazı rakipleriniz Türkiye pazarından çıktı, bazı rakipleriniz küçüldü, global firmalara satılanlar olundu, yeni oyuncular da eklendi. Sizce Türkiye OG pazarında yakın gelecekte ne gibi değişiklikler sizi bekliyor?

Aslında biz her zaman kendimize baktık. Kendi özgün hedeflerimi koyarak bu hedefler doğrultusunda planlamalarımız yaparak ilerledik. Rakiplerimizin ne yaptığını ya da yapmak istediğini sürekli takip ettik fakat biz sadece işimize odaklandık. Açıkçası bizim düsturumuz kaliteli elektromekanik imalat sektörünün ihtiyaç duyduğu ürünleri olabildiğince ASTOR markası ile zamanında teslim etmektir. Bunu başardığınız zaman zaten rakiplerinizin ne yaptığı sizi pek ilgilendirmiyor. O nedenle trafo ve anahtarlama ürünlerinde biz kendi işimize bakmaya devam ediyoruz. Yerli bir firma olarak varlığımız sektör ve milli endüstri için oldukça önemli. Rakiplerimiz aslında bizim paydaşlarımız. Biz onlar sayesinde onlarda bizim sayemizde mevcut rekabet ortamında aslında ülkemize fayda sağlıyoruz. Daralan piyasa gördüğümüzde dünya ya ürün satmak için yarış haline giriyoruz. 
 Buda aslında ülke ekonomisini kalkındırıyor. Ben bunu hep lig maçlarına benzetiyorum. Siz maçlarınızı kazanırsanız ve gerekli puanı toplarsanız rakiplerinizin aslında ne yaptığı hiç önemli değil.

Türkiye’nin ve Avrupa’nın en büyük transformatör üretim fabrikası olmak kolay değil. Birden çok yerleşkeniz var; hammadde, yarı mamul, personel yönetimi, tedarik süreçleri bakımından yönetim kolay olmasa gerek. Kullandığınız yazılımlar ve sistemin organizasyonundan bahseder misiniz?

Gerçekten zor konular. Dinamik yapımızla ve kullandığımız ERP sistemleri ile bunların üstesinden gelmek büyük başarı. Ben bu vesile ile aslında tüm çalışanlarımı kutlamak istiyorum. Sürekli yeni yatırımlar ve yeni ürünler aslında organizasyonun gelişmesi ve gelişirken de iyileşmesini gerektiriyor. Aslında amatör ruhumuz devam ediyor. Ama bu süreçte olabildiğince organizasyonumuzda geliştiriyoruz. Röportajın başında bahsettiğim gibi son 5 yılda 1000 e yakın yeni personel organizasyonumuza katılmış. Aslında burada izlediğimiz yöntem herkesin kendi işini yapmasına müsaade etmek ve doğru insan kaynağını seçebilmek. Bu konuda başarılı olduğumuzu düşünüyorum. Bu sırada hızımıza ayak uyduramayan ve ayrılan personelimizde oluyor. Pandemi sürecinde en çok zorlandığımız konular hammadde ve yarı mamül tedariki. Düşünün bir güç trafosunu büyük bir özveri ile imal ediyorsunuz ve bir hammaddenin tedarikinde oluşan sıkıntı bütün süreci etkiliyor. Üretim aksıyor test planı aksıyor bunun nedeni hammadde ya da yarı mamul üreticisinin de aynı zorluklar içinde olması. O yüzden 2021 yılı en büyük amacımız personele yatırım olacak.

Astor’un en iddialı olduğu konu ürünlerinin kalitesi diyebiliriz. Okuyucularımıza Ar-ge, kalite kontrol ve saha servis hizmetlerinizden bahseder misiniz?

Astor aslında çok uzun zamandır Ar-Ge çalışmaları yapmaktaydı. 2016 yılında Ar-ge merkezi oluşumuz ile birlikte bu daha profesyonel ve bilinçli hale geldi. Zaten “Ar-Ge merkezli büyüme stratejisinide” o tarihlerde koyduk. Bugün bu stratejinin ve bu doğrultuda yapılan çalışmaların meyvelerini alıyoruz. Çok güçlü bir Ar-ge ekibimiz var. Olabildiğince yeni ürün çalışmaları ve ürün ya da üretim süreç iyileştirme çalışmalarımızı Ar-Ge merkezimizde öncelikli olarak tamamlıyoruz. Üretim kalitesi konusunda başarımızın en önemli etkenlerinden biride yerinde kalite kontrol mantığımız. Bu konuda başta üretimdeki arkadaşlar olmak üzere kalite kontrol personelimizde çok önemli. Açıkçası her şeyi kontrol edemezsiniz. Fakat eğer her şeyi zamanında kuralına uygun olarak yaparsanız kaliteyi zaten yakalamış olursunuz. Bizim genel çalışma mantığımızda bu şekilde. Aslında kaliteyi her arkadaş kendi içinde yaşamalı ki ASTOR kalitesi ortaya çıksın. O yüzden ASTOR personeli çok önemli bizim için. Kaliteli ürün üretmenin yanında satış sonrası devreye alma ve bakım hizmetleri konusunda da önemli bir ekibimiz var. Tüm ekipmanlarımız son teknoloji ekipmanlar. Bu nedenle ASTOR müşteri memnuniyeti için elinden gelen ne varsa sorgusuz sualsiz yapan bir firma. Tabi ki talepleri bir süzgeçten geçirerek kontrollerimizi teknik olarak yaptıktan sonra.

Astor olarak yakın veya uzun vadede, global bir işbirliği yapmak veya borsaya girmek gibi gündemleriniz var mıdır?

Astor olarak aslında şu an işimize odaklandık. Kendi öz kaynak gücümüzle yatırımlarımızı ve iyileştirme çalışmalarımızı yapıyoruz. Verimlilik arttırıcı çalışmalar her daim devam ediyor. Dediğiniz gibi sektörde farklı oyuncular ve rekabet had safhada. Marka avantajımız ile bunları aşmaya çalışıyoruz. Uzun vadede borsaya girmeyi ya da global iş birlikleri yapmayı elbette bizde düşünüyoruz. Fakat pandemi dönemi ve belirsizlikler nedeniyle bugün bunlar için doğru zaman olmadığını düşünüyoruz. Bu dönemde biz kendimiz Ar-ge ve kurumsallaşma çalışmalarına odakladık. Bu dönemi bu çalışmalar ile geçiriyoruz.